Her doğum kendine özel ve farklıdır. Aynı anda iki gebe hastaneye yatmasına karşın ikisi de farklı zamanlarda doğurabiliyor. Hatta aynı annenin 2 doğumu bile birbirinden çok farklı olabiliyor. Doğumda zamana saygı kavramı aslında doğumun doğasını özetliyor.
Bazı doğumlar aniden başlar ve hızlıca ilerler. Bazı doğumlar ise başlar, durur, sonra yeniden başlar ve ne zaman doğumun gerçekleşeceği ön görülemez. Doğum başladıktan sonra da her doğumun kendi ilerleyişine saygı göstermek gerekir. Tüm bu süreç kanıta dayalı tıp bilgileri dikkate alınarak yönetilmelidir. Doğumda bu ilkelere dikkat edildiğinde gereksiz müdahale ve sezaryen oranı azalır. Hem vücudun hem de bebeğin doğuma hazır olduğunun en önemli göstergesi doğumun kendiliğinden başlaması olduğunu da unutmamak gerekir. Kerem bebeğin doğumunda da aslında bildiğimiz bu bilgileri yaşayarak tekrar hatırlama şansı yakaladık.
Cansu-Burak çifti ile gebeliğinin sonlarına doğru 30. hafta civarında tanışmıştık. Son 10 haftada yaşadıklarımız kırk haftaya bedeldi. İlk muayenemizden 15 gün sonra erken doğum kasılmaları başlamış ve rahim ağzında 2 cm açılma oluşmuştu. Hastaneye yatış, doğumu durduran ilaçlar, hareket kısıtlaması, yoga yasağı derken haftalık sıkı takiplerle nihayet 37. haftaya ulaşmıştık. 5 haftalık kısıtlama döneminde Cansu çok sıkılmıştı. Artık yasaklar kalkmıştı. Gezme-tozma, bebek alışverişleri, yogaya tekrar başlama derken bu gidişle bugün yarın hemen doğum olur diye şakalaşıyorduk.
Ama hiç de beklenildiği gibi olmadı. 41 haftaya gelinmiş ve doğum hala başlamamıştı. 41. hafta gece düzensiz kasılmalar başlamış ama devamı gelmemişti ve hastaneden eve dönülmüştü. Sonraki gece ise kırmızı vajinal kanama olmuştu. Tehlike arz edebileceği için tekrardan hastaneye takip amaçlı gitmiştik. Kasılmalar yine düzensizdi ve ilerleyen saatlerde kanama da durmuştu. Yine geriye evin yolu tutulmuştu. Ama Cansu sakin bekleyişini devam ettiriyordu. Art arda 3. gece artık kasılmalar güçlü ve düzenli geliyordu. Hastaneye geçilmişti ve nihayet doğum artık ilerliyordu. Doula Ebe Gözde Çavuş da 3 gündür büyük bir özveriyle desteğine devam ediyordu. Nihayet Kerem Bebek 3 günlük bekleyişin ardından ve hastanedeki son 12 saatin sonunda aramıza katıldı. Doğumdaki rutinlerimizi tamamlayıp gurur yürüyüşü ile odamıza döndük.
Gerçekten bir doğumda daha doğuma hazırlık eğitiminin, doğumda bire bir desteğin, sabrın ve sakin kalabilmenin ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. Annemiz Cansu’nun sabrını, Babamız Burak’ın sakinliğini ve ebemiz Gözde Çavuş’ın verdiği sınırsız desteği hayretle izledim. Herkesin eve yorgun ama keşkesiz döndüğü bir doğumu daha tamamladık.
