Günümüzde, birçok çift aile kurma hayalini gerçekleştirmekte zorluk yaşayabilmektedir. Kısırlık diğer adıyla infertilite eşlerden biri veya her ikisinin gebelik elde etme çabalarında başarısız olduğu bir durumu ifade eder. İnfertilite tanısı çiftler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı olabilmektedir. Modern tıbbın gelişen imkanları sayesinde artık birçok çift doğru kısırlık tedavisi uygulamalarıyla çocuk sahibi olabilmektedir.
İnfertilite tedavisi kısırlığa yol açan nedenin belirlenmesinin ardından hastaya özel olarak planlanmaktadır.
Kısırlık nedir?
Kısırlık, bir çiftin korunmadan düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yılın üzerinde bir sürede gebelik elde edememesi durumunu tanımlar. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya genelinde çiftlerin yaklaşık %15’i kısırlıkla mücadele etmektedir. Bu durum, birçok faktörden kaynaklanabilir. Ancak yaş, genetik etmenler, hormonal dengesizlikler, çevresel etkenler, obezite, stres, bazı ilaçlar, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ve yaşam tarzı faktörleri kısırlığı etkileyen başlıca nedenler arasında yer alır.
Kısırlık, kadın, erkek veya her ikisi arasındaki üreme sistemlerindeki bir dizi faktörden kaynaklanabilir.
Kadın kaynaklı yaygın kısırlık nedenleri şöyledir:
- Ovülasyon Bozuklukları
- Fallop tüplerinin tıkalı olması
- Rahim problemleri (polipler, miyomlar veya başka anormaliteler)
- Endometriozis
- Polikistik over
- Hormon bozuklukları (Tiroit, hipofiz bezi sorunları vb.)
- İlerleyen yaş
- Menopoz
- Alkol ve sigara (adet döngüsü, ovülasyon ve doğurganlık sorunlarına, düşüklere ve dış gebelik gibi durumlara yol açabilir)
Erkeklerde yaygın kısırlık nedenleri şu şekildedir:
- Sperm sayısı ve kalitesi ve hareketliliğinde sorunlar
- Sperm taşıyan kanallarda tıkanıklık
- Hormonal dengesizlikler
- Genetik bozukluklar
- Alkol ve sigara (sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir, doğurganlık bozukluğuna yol açabilir)
- İnmemiş testis
- Varikosel
- Obezite ve aşırı kilo
Kısırlık belirtileri nelerdir?
Kısırlığın belirtileri genellikle belirgin fiziksel semptomlar şeklinde değildir; bir çiftin düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca hamile kalamaması durumu ile ortaya çıkar.
İnfertilite belirtileri genellikle altta yatan sorunlardan kaynaklanır ve kadında veya erkekte bulunan bireysel üreme sistemlerini etkileyebilir.
- Kadınlarda adet düzensizlikleri, ağrılı adet dönemleri, ovülasyon sorunları, pelvik ağrı, ağrılı cinsel ilişki ve bazen adet dışında kanama kısırlığın potansiyel belirtileri olabilir.
- Erkeklerde ise sperm problemleri (sperm sayısında azalma, hareketlilik sorunları veya şekil bozuklukları), ereksiyon veya boşalma sorunları gibi cinsel işlev bozuklukları, testislerde ağrı veya şişlik, hormonal sorunlar kısırlık belirtileri olarak sıralanabilir.
Hamilelik gerçekleşmediğinde ve kısırlık şüphesi varsa mutlaka bir üreme uzmanına başvurulmalıdır. Çiftlerin sağlık geçmişi ve potansiyel kısırlık faktörleri değerlendirilerek uygun kısırlık tedavisi seçenekleri önerilmekte ve çocuk sahibi olmalarına yardım edilebilmektedir.
Kısırlık türleri nelerdir?
Kısırlık iki temel sınıfa ayrılmaktadır.
- Primer Kısırlık: Çiftin daha önce hiç gebe kalamadığı ve bu durumun bir yıl veya daha uzun bir süredir devam ettiği durumu ifade eder.
- Sekonder Kısırlık: Çiftin daha önce bir gebelik yaşadığı ancak son bir yıl veya daha uzun süredir gebe kalamadığı durumu tanımlar.
Bunun yanı sıra; kadın kaynaklı kısırlık, erkek kaynaklı kısırlık da infertilite türleri arasında yer alır.
Tıbbi değerlendirmeler ve testler sonucunda her iki tarafta da belirgin sorunun tespit edilemediği ancak yine de hamileliğin gerçekleşmediği durum ise açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılır.
Kısırlık tedavi yöntemleri nelerdir?
Kısırlık tedavisi çiftlerin bebek sahibi olmalarını sağlamak amacıyla kullanılan çeşitli yöntemleri içerir. Yardımcı üreme teknikleri kısırlığın nedenine, çiftin sağlık geçmişine ve bireysel durumlarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Kısırlık tanısında öncelikle çiftin cinsel geçmişi, adet döngüsü, hormonal dengeler, geçirilmiş enfeksiyonlar ve geçmişteki gebelikler gibi bilgilerin değerlendirildiği anamnez yapılır.
Kadınlarda jinekolojik muayene gerçekleştirilir. Erkeklerde de fiziksel muayene ile penis ve testislerin durumu değerlendirilir. Ardından kan testleri, sperma analizi (Spermogram), rahim ve fallop tüplerinin incelendiği histerosalpingografi (HSG), ultrason gibi tetkikler gerçekleştirilebilir. Bazı durumlarda cerrahi girişimle laparoskopi veya vajina içinden girilerek gerçekleştirilen histeroskopi ile rahim içi veya dışındaki anormallikler belirlenebilmektedir.
Tanıya bağlı olarak gerçekleştirilen yardımcı üreme teknikleri şöyledir:
- Ovülasyon takibi: Ovülasyon takibi ile doğru zamanda düzenli cinsel ilişkinin sağlanması, doğal yolla hamile kalmaya çalışan çiftler için bir tedavi seçeneğidir.
- İlaç Tedavisi: Yumurta düzensizliği olan kadınlar için ovülasyonu artırmak amacıyla hormonal ilaçlar kullanılabilir. Erkeklerde de kısırlığın nedeni hormonal sorunlardan kaynaklandığında horman ilaçları ile tedavi değerlendirilmektedir.
- Tüp bebek tedavisi (IVF): En bilinen kısırlık tedavisi yöntemi olan tüp bebek tedavisi, yumurtaların rahim dışında laboratuvarda döllenmesi ve embriyoların rahme yerleştirilmesini içerir. IVF, tüplerin tıkalı olduğu, sperm kalitesinin düşük olduğu veya diğer tedavi seçeneklerinin başarısız olduğu durumlarda kullanılır.
- Aşılama (IUI): Aşılama tedavisi sperm örneğinin laboratuvarda hazırlanması ve ardından rahim içine yerleştirilmesidir. Bu yöntem, spermle yumurtanın buluşma olasılığını artırmak için kullanılabilir.
- Mikroenjeksiyon: Intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) da denilen bu yöntem, bir sperm hücresinin bir yumurta içine doğrudan enjekte edilmesini içeren bir IVF prosedürüdür. Sperm kalitesi düşük olan erkeklerde kullanılabilir.
- Yumurta dondurma (Vitrifikasyon): Kadınların üreme fonksiyonlarının korunması ve ileri bir yaşta gebelik şanslarını artırmak amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Yaşlanma, kanser tedavisi öncesi, endometriozis veya diğer sağlık sorunları, iş veya eğitim nedeniyle hamileliğin ertelendiği durumlarda kadının yumurtaları, daha sonra kullanılmak üzere dondurularak saklanır.
- Mini IVF: Mini IVF (Minimal Stimülasyonlu In Vitro Fertilizasyon), geleneksel IVF prosedürlerinden farklı olarak daha düşük dozda hormon ilacı kullanılan bir üreme tedavi yöntemidir. Bu yöntemde, kadının doğal ovülasyon döngüsü daha az sayıda yumurta geliştirmesi amaçlanır.
Öte yandan erkeklerde varikosel ve azospermi gibi yapısal durumlar; kadınlarda miyom, polip veya endometriozis gibi sorunlar nedeniyle ortaya çıkan kısırlık durumunda öncelikle bu sağlık problemlerinin cerrahi tedavisi gerçekleştirilir. Birçok çift, kısırlığa yol açan farklı hastalıkların tedavi edilmesinden sonra hamile kalabilmektedir.


